Farkımız olsun.
Çünkü izcilik, yalnızca kamp kurmak, yürüyüş yapmak ya da düğüm öğrenmek değildir. İzcilik; bireyin kendisiyle, çevresiyle ve toplumu ile kurduğu ilişkinin adıdır.
Alfa İzcileri olarak biz; Çocuğun ve gencin sadece fiziksel olarak değil, ahlâken, zihnen ve karakter olarak gelişmesini esas alırız.
Bizim için izcilik; rozetlerden, üniformalardan ve unvanlardan önce sorumluluk bilinci demektir.
Alfa İzcisi;
Doğada yalnız olmadığını bilir,
Gücünü başkasını ezmekte değil, başkasını korumakta kullanır,
Kolay olanı değil, doğru olanı seçmeye alışır.
Biz izciliği bir disiplin okulu olarak görürüz. Zamanında uyanmayı, verilen görevi eksiksiz yerine getirmeyi, liderlik kadar itaatin, konuşmak kadar dinlemenin de değerini öğretiriz. Kural; baskı aracı değil, güven ortamının temelidir.
Alfa İzcileri için doğa; kullanılacak bir alan değil, emanettir. Bir çöpü yerden almak, bir ağacı korumak, bir canlıya zarar vermemek; faaliyet değil, karakter göstergesidir.
Bizim izcimiz; arkadaşını yalnız bırakmaz, zor durumda olanın yanında durur, başarıyı paylaşır, hatayı sahiplenir. Kaybettiğinde bahane aramaz, kazandığında kibirlenmez.
Alfa İzcileri; vatanını, bayrağını ve değerlerini sloganla değil, davranışla sever.
Saygıyı korkudan değil, bilinçten; disiplini cezadan değil, sorumluluktan öğrenir. Herkes izci olabilir. Ama herkes bu duruşu taşıyamaz.
Bizim farkımız; yüksek sesle konuşmamızda değil, gerektiğinde susabilmemizdedir.
Bizim farkımız; öne çıkmakta değil, gerektiğinde geri durabilmektedir.
Alfa İzcileri, bugünün çocuklarını değil, yarının sağlam karakterli bireylerini yetiştirir.
İşte bu yüzden diyoruz ki: Farkımız olsun.